Olumsuz ifadeler içeren bir yönerge nasıl sadeleştirilir?
“Etiket yazılmadan bırakılmaması gerekiyor” cümlesini okuyan kişi önce birkaç olumsuz parçayı çözmek zorunda kalır. Oysa istenen iş basit olabilir: Her örnek kartına etiket yazılması. Yönergeyi düzenlerken ilk soru, kişinin cümleyi çözmek için ne kadar uğraşacağı değil, sonunda hangi eylemi yapmasının istendiğidir.

Temsili görsel: Not bloğu ve desenli kurşun kalem. Kaynak: Word processing (6791481907).jpg; üretici: Jose Camões Silva; lisans: CC BY 2.0. Kaynak bildirimi: Word processing.
İstenen eylemi ayrı bir satıra çıkarın
Kâğıdın bir köşesine “Kim, neyi yapacak?” yazın. Varsayımsal bir çizim dosyasında her çalışmanın adlandırılması isteniyorsa yanıtınız “Çalışmayı ekleyen kişi başlığını yazacak” olabilir. Bu yalın çekirdek, son cümleyi kurmak için başlangıç sağlar. Ardından gerekli koşulları ekleyebilirsiniz.
“Başlık yazmayı unutmayın” ifadesi de anlaşılabilir; fakat kişi hangi başlığın nereye yazılacağını bilmiyorsa olumlu veya olumsuz biçim tek başına yeterli değildir. “Çalışmanın başlığını kartın üst satırına yazın” açıklaması eylemi ve yeri birlikte gösterir. Düzenleme yalnız olumsuz kelime avına dönüşmemelidir.
Üç örneği karşılaştırın
- “Eksik sayfa bırakılmamalı” yerine hangi sayfaların kontrol edileceğini açıklayın.
- “Yanlış klasöre konulmamasına dikkat edin” yerine kullanılacak klasörü açıkça adlandırın.
- “İsimsiz gönderilmemesi gerekir” yerine gerekli ad alanını ve yazılacak bilgiyi belirtin.
Bu örneklerde yeni sürümün daha iyi olması yalnız daha az olumsuzluk içermesine bağlı değildir. Kullanılacak yer, kapsam veya bilgi de görünür hâle gelir. Eğer bunlar bilinmiyorsa cümleyi kısaltmak belirsizliği ortadan kaldırmaz; önce eksik içeriğin tamamlanması gerekir.
Gerçek yasağı koruyun
Bazı cümlelerde yapılmaması gereken eylemi belirtmek gerekir. “Bu taslak bölümünü değiştirmeyin” gibi bir sınırı sırf olumlu cümle olsun diye kaldırmak anlamı değiştirir. Burada sınırın neye uygulandığını ve gerekiyorsa ne yapılabileceğini açıklamak daha uygundur.
Örneğin ortak bir hikâye çalışmasında “İlk paragrafı değiştirmeyin; önerilerinizi altındaki not alanına yazın” denilebilir. Yasaklanan işlemle izin verilen katkı ayrı görünür. İkinci bölüm ilkini geçersiz kılmaz; okura başka bir yol gösterir. Bu yöntem düşük riskli yazı çalışması örneğinde uygulanabilir.
İstisnaları ana eyleme bağlayın
“İzin verilmedikçe farklı boyut kullanılmaması” gibi bir ifade hem kuralı hem istisnayı sıkıştırır. Önce varsayılan işlemi yazın, sonra istisnanın hangi koşulda geçerli olduğunu açıklayın. Kimin izin vereceği veya hangi durumda değişiklik olacağı bilinmiyorsa bunu tahmin etmeyin.
İstisnanın kapsamı da önemlidir. Bir sayfa için verilen farklı boyut izni bütün dosyayı kapsamayabilir. Metni düzenlerken “bu durumda” ifadesinin hangi koşula döndüğünü açık tutun. Olumsuzluğu azaltırken kapsamı genişletmek, görünüşte sade ama içerik açısından farklı bir yönerge üretir.
Bir metinde aynı sınır birkaç farklı olumsuz biçimle tekrar ediliyorsa bunların gerçekten aynı şeyi söyleyip söylemediğine bakın. “Boş bırakmayın” ile “doldurulması zorunlu değil” yan yana kaldığında okurun yapacağı iş belirsizleşir. Önce içerik çelişkisini çözmek, ardından cümleyi sadeleştirmek gerekir.
Kontrol için bir de tersini sorun: Yeni cümle ilk sürümde izin verilmeyen bir seçeneğe izin veriyor mu? Böyle bir değişiklik varsa kelimeler kısalmış olsa bile anlam korunmamıştır.
Uygulama sırasını deneyin
Son cümleyi okuduktan sonra zihninizde işlemi adım adım yapın. Gerekli nesne, yer ve eylem belli mi? Kişi önce hangi koşulu kontrol edecek? Yalnız bir sınır söylenmiş ama yapılacak iş açıklanmamışsa metnin buna gerçekten ihtiyacı olup olmadığını değerlendirin.
Başkasının metninde belirsiz kalan yasağı kendi kararınızla kaldırmayın. Önce sınırın gerekçesini ve istenen davranışı öğrenin. Güvenlik veya bağlayıcı işlem talimatlarında ise örnek dil düzenlemesi, yetkili kaynağın gerçek talimatını değiştirmek için kullanılmamalıdır.
Sade yönerge, her zaman en kısa cümle değildir. Eylem, koşul ve istisna gerektiği yerde ayrı görünüyorsa okur metni tersine çevirmeden ne yapacağını anlayabilir. Düzenlemenin ölçütü, anlamın korunması ve uygulanacak adımın açık kalmasıdır.

